Antibiyotik kullanımı

IMAG0640

 

Son zamanlarda yazamıyorum sık sık, kısa kısa geçiştiriyorum farkındayım. Bir sürü iş var proje var yetişemiyorum ondan yoksa boşlamıyorum sevkili sitecim seni, kızma bana:)

 

Yeni yılın ilk hastalığına da yakaladık bravo bize.  Tüm aile ananemizden teyzeye kadar hepimiz sırayla hasta olduk. Son hastalıkta kuzuma kısmet oldu. Önce ufaktan öksürük ve burun akıntısıyla başladı. Sonra bu olay abardı. Ateş ve bildiğimiz gribe dönüştü. Gece öksürüğü manyak bir şekilde arttı. Çocuk 3 gecedir öksürükten uyuyamıyor. Zencefil bal limon üçlüsünden fenalık geldi içine. İlaçsız baya bi direndik ama tabi doktora gittik yine bir antibiyotik yazdı malesef. Kuzucum okula başlayana kadar hiç antibiyotik kullanmadan hastalıklarını atlatıyodu. Ama okuldan aldığı mikroplarla atlatması çok uzun sürüyor.

 

Continue reading

ne pis mikrop bişeymişsin bee…

 

Geçen çarşambadan beri helak olduk. Bursaya gitme hayalleri kurarken mikroplarla savaş halinde olacağımızı hiç düşünmemişiz. Hem moralman hem vücutman çöktük. Talan etti hastalık bizi. Önce Murat Babayı devirdi, sonra beni, sonrada minik kuzumu. Evi karantinaya alacaktı belediye valla.  Hastalık sanki soğuk algınlığıymış gibi başlayıp, 2. 3. günde direk yatırıyo ve antibiyotik tedavisiyle anca 5. günde iyiymişsiniz hissi geliyo yinede bitmiyo öksürükle devam ediyo. Bugün 8. günü bizde yinede iyileşemedik. Hadi ben bi şekilde idare ediyorum flanda minik kuzucum çok kötü oldu. Ateşi 39.5 lara çıktı ilk defa antibiyotik kullanmak zorunda kaldı. Hiç bişi yemiyo içmiyo, zorla yedirdik açlıktan göbeği küçüldü. İbufen bağımlısı oldu nerdeyse kafaya dikecekti şurubu artık. Sürekli halsiz olan kuzumu bugün okula kendi istediği için götürdüm. İşala düzelir artık resmen soldu çocuk.

 

ÇOCUKTA ATEŞİN TEDAVİSİ

Birçok hastalığın önemli semptomlarından olan ateş,anneler tarafından çocukların ‘hasta’ olarak değerlendirilmesinde en önemli gösterge olup, çocukluk çağında acil polikliniklere başvurmayı gerektiren en sık yakınmadır. Anne ve babalar, çocuklarının vücut ısılarındaki en ufak bir artıştan bile korkmaktadırlar. Continue reading

Bebek ürünlerinde paraben

 

 

Yok arkadaş bu kar bitmeyecek, yaz gelmeyecek. Yaz tatili hayali bile kuramıyorum artık. Kar ve soğuk ruhuma işledi. Trafikte geçen saatlerimmi desem, akan çatımızmı desem, terasta bekleyen 30 cm karmı desem valla baygınlık geldi. Kuzu bile sıkıldı artık kar görünce yırtınan çocuk azcık karda dolaşıyoruz eve dönelim diyo. Karı yağmurdan daha çok seven biriyim çocukluktan beri kar yağarken bi heycan kaplar içimi yerlerde yuvarlanasım gelir. Ama bu sene yetti. Dünkü trafik maceramdan sonra bugün işe gitmeye cesaret edemedim. Kuzuyla evde yayıldık, camdan yolda kayan arabalara gülüyoruz, ananemisde bize bakıyo oh sıcak sıcak.

 

Bu kısa Ankara ve kar konulu paragrafımızdan sonra geldik dahada kötü şeyler yazmaya. Valla artık bu blogda iç karartıcı şeyler yazmak istemiyorum. Ama heryerimiz kaplı piskopat olmamak elde değil. O kadar çok uzak durulacak şey varki, çevremizdekileri uyarsak o bile kardır. Mira için kozmetik pek ürün kullanmamaya çalıştım doğduğundan beri. Zeytinyağı kullandım pişik kremleri kullanmadık, pamuk su yaptık çok uzun süre. Ama büyüdükçe bazı şeyler gözümden kaçmış. Çalışma yoğunluğu flan gözden kaçırmışım yeni farkediyorum. Kendime yüz temizleme ürünlerinden ne alsam diye araştırırken “PARABEN” tartışması gözüme çarptı. Daha önce petrol türevleri, formaldehit gibi kimyasal içeriklere dikkat ederdim ama parabeni gözden kaçırmışım kendime kızıyorum. Kuzunun ürünlerinde bikaç tanesine baktım. Continue reading

Ne yediğimizi bilelim

 

Minik kuzum doğduğundan beri gıda olayına takılmış durumdayım. Hamile olana kadar beslenmesine pek dikkat etmeyen abur cubur ne bulduysa, Kızılaydan saçma sapan şeyleri bile afiyetle yiyebilen biriydim. Kuzuya hamile olduğumu öğrenmemle, zaten vücudumda kötüye karşı bir tiksinti başlatarak kendini koruma altına aldı. Kimya mühendisi olmamdanda kaynaklı mühendisliğimi bu alana taşırım gazıyla yiyecekler üzerinden ufak ufak bilinçlenme ve etrafımı bilinçlendirme misyonunu üstüme aldım.  Marketten aldığım ürünlerin içinde neler var diye merak etmeyle başladım. Zaten işin içinde kimyasal terimler girdimi bilinki bişi var.

Bebeğimi mümkün oldukça market ürünlerinde uzak tutmaya çalışıyorum. Herşeyi evde pişirmeye çalışıyorum. Bir gün daha yemese kardır diye düşünüyorum. Lütfen sizde en azından aldığınız ürünün içeriğini okuyun. Aşağıda yazanları okuyunca zaten uzak durmaya çalışacaksınız. Ne yediğimizi bilerek yiyelim.

 

1. Sodyum Nitrat/Sodyum Nitrit

Nedir? Nitrat/Nitritler pek cok islenmis et urunlerine kirmizi rengi veren, koruyan ve tat veren maddedir.

Hangi urunlerde bulabiliriz? Islenmis et urunlerinde- sosis, salam, sucuk, hazir et yemekleri, tutsulenmis balik, tuzlanmis bifteklerde. Continue reading

Doğal temizleyiciler kullanarak temizlik

Kuzu doğduğundan beri  “evde hijyen ve deterjan kullanımı” kafamı ciddi derecede meşgul ediyordu. Tam bunun üstüne geçen günlerde ” montesori eğitimi yahoo groups”ta atılan mailler sonucunda doğal temizleyicilerle temizlik olayını biraz daha araştırma fırsatı buldum. Ben kendi çapımda bir kaç şey kullanıyordum zaten. Özellikle Kuzunun kap kacağını hep sabunla yıkadım, çamaşırlarında sabun tozu kullandım. Çaydanlıklarda kireç çözücü olarak limon tuzu kullandım. Bulaşık makinesi parlatıcısı olarak elma sirkesi kullandım. Ama tabi bu yeterli olmadı. Çamaşır suyunu her daim birçok yere kullanıyoruz. Deterjanlar hayatımızda mutlaka şampuan olarak, yağ kir çözücü olarak, fırın temizleyi olarak karşımıza çıkıyor. Biz hijyene eriştiğimizi sanıyoruz ama gerçekten temizleniyomuyuz, yoksa deterjanlarmı bizi  toptan temizliyomu? Bu deterjanları kullanırken dünyayı ne kadar kirlettiğimizin farkındamıyız? Bir yüksek kimya mühendisi olarak işin biraz teknik boyutuna gireyim.

 

Deterjanlar:Deterjan, petrol türevlerinden elde edilen, temizleme, arıtma özelliği bulunan, toz, sıvı veya krem durumunda olabilen kimyasal madde, arıtıcıdır. Deterjanın, kelime anlamı kir sökücü olup sabun dışındaki temizleyicilerin tümünü kapsar.  Yani deterjanlar sentetik maddelerdir. Tarihte ilk kullanılan deterjan sabundur. Ancak sabun üretiminde yağların azalması ve İkinci Dünya Harbi sırasında bulaşıcı hastalıkların önlenmesi amacıyla petrol ürünlerinden yapılan sentetik kimyevi deterjanlar yaygın olarak kullanılmaya başlanmış. Sonrada günümüze kadar kullanımı, bizde görüyoruz aşırı derecede artmış. Continue reading

Food, Inc. – Gıda belgeseli

 

Bu yazıyı cumartesi akşamı NTV de izlediğim bir belgesel üzerine yazıyorum, aslında korku filmimi demeliydim bilemiyorum. Aslında 2008 yılı yapımı bir belgesel hatta İF İstanbul 2010 dada gösterilmiş. Yine 2010 da oskar en iyi belgesel adayıymış. FOOD, INC Amerika gıda sektörü üzerine yapılmış çarpıcı bir belgesel.  Bunu izledikten sonra her yediğiniz ve bebişinize yedirdiğiniz her lokmadan korkmaya başlıyorsunuz. Şimdi ne yiyecez biiz diye umutsuzluğa kapılıyorsunuz. Fotosentezle beslensem en iyisi demeye başlıyorsunuz. Ama kendimizi sorgulamak ve ne yediğimizi bilmemiz adına izlemenizi tavsiye ederim, en azından bebeklerimize ne yedirdiğimize dikkat edelim. Tabi yedirecek doğal birşeyler bulabilirsek.

Aslında söylenecek çok şey var ama film zaten yeterince iç karartıyor, bide ben sölemiyim. Filmden aldığım bazı notları yorumsuz bir şekilde aktarıyorum.

– Amerikada 1962 yılından beri mısır üretimi genetiğiyle oynanarak metrekarede 10 katına çıkarılmış. Bu kadar mısır üretilince hayvanlarada yem olarak vermeye başlamışlar. Ama hayvan metabolizması mısır yemeye uygun olmadığı için mısır yediklerinde bağırsaklarında e.coli bakterisi ürüyormuş. Bakteri taşıyan etleri yiyen insanlardada ölümcül hastalıklar sözkonusu. Filmdede bakterili hamburger yiyen bir bebeğin ölümü sonucunda o markaya dava açan annenin hikayesi var.

– Markette rafta görünen ürünlerin % 97 sinde mısır ve türevleri ürünleri Continue reading

Sağlıklı pişirme yöntemleri

Artık yafrıcağımda ek gıdalara yavaştan geçmeye başlıyacak. Dün patates ve havuçlu sebze çorbasının tadına baktı. Tabi önceden anne sütü emerken içim rahattı. Gayet steril bir bebek besini. Pişirme, yıkama, içinde ne var derdi yok.

Ama şimdi herşeyden yemeye başlayınca gıda güvenliği olayını araştırmaya başladım. Sonra internetten Bursa Sağlık Müdürlüğü’nün hazırladığı “Sağlıklı Pişirme Yöntemleri” broşürüne rastladım. Bu broşürü incelediğimde pekte sağlıklı pişirme yöntemleri kullanmadığımı anladım. Ama işin içinde bebiş olunca bundan sonra çok dikkatli olmam gerekiyor. Çok faydalı bir broşür sizde inceleyin.