Tostoraman, Değnek adam ve diğerleri.. (Miranın kitaplığından-3)

 

 

The gruffalo: Türkçesi Tostoraman, Julia Donaldson kitapları müdavimi olucaz heralde ailecek. Türkçesini bulamayıpta gidip ingiliscesini aldım. Türkçesi çok daha eğlencelidir eminim onuda çok merak ediyorum. Çünkü tostoraman ismi çok yaratıcı bence. Minik farenin oyunları, yazı dili, resimler çok güzel. Biz okurken kuzudan daha çok eğleniyoruz J Bide çizgifilmini yapmışlar. Burdan izleyebilirsiniz:

Continue reading

İyi Uykular Momo (e-book)

Minik kuzucum kendine Yağmur Mira demek yerine bir kısaltma buldu. Adı sorulduğunda kendine MOMO diyor.İşte herşey böyle başladı. Bende kızım için bi kitap yapmaya karar verdim. Boş zamanlarımda yavaştan çizittirmeye başladım. “İyi Geceler Momo” kuzucumla bizim evde hergece yatmadan önceki iyigeceler törenimizi birebir yansıtmaktadır.  Aşağıda e-book halini görebilirsiniz Continue reading

Sevgililer Günü Hediyesi

Sevgililer günü safsatasına uyan tiplerden olamadık bi türlü. Bununla ilgili bu saçma düzen içinde yapılmış nekadar çok tüketim oyunu var, bunlarla ilgili düşüncelerimi yazmıycam bile. Neyse 2 hfta önce sevgililer günü indirimlerini de fırsat bilerek kocişkonun davul tutkusundan esinlenerek babayada kızınada bi tşört yapmaya karar verdim. Bu sitede istediğiniz tasarımı online yapabilir veya çizim programlarında tasarladığınız şekli direk tişörte bastırabiliyorsunuz. Hemen 3-4 gün içindede yolluyorlar. Daha öncede çok tşört yaptırdım çok başarılı kaliteli, tavsiye ederim yani.

Miranın kitaplığından-2, Tubitak erken çocukluk kitapları

Miranın kitaplığını incelemeye devam edelim:
Tubitak erken çocukluk kitapları:
Tubitak kitaplarını çok seviyoruz. Çizimleri anlatıları ailecek bayılıyoruz diyebilirim. Hemde fiyatı çok uygun.
Duyularımız: Neleri görürüz, neler yiyip tadını alırız, suyun sıcak soğuk olduğunu algılarız. Duyularla dünyayı nasıl kesfederiz. Kitabın sonunda anne babalara öneriler Continue reading

Miranın kitaplığından-1

Miraya kitap almak en büyük zevklerimden biridir. Alırken tek tek bütün sayfalara bakıp kitapçıda bütün gün geçirebilirim. Kuşe kağıda cicili bicili resimler kimin ilgisini çekmezki. Zaten hikayeler kadar çizimlerede bakıyorum. Hatta bu kitaplar yüzünden ufak tefek bişiler çizmeye başladım bende.  Nezamandır yazıcam bir türlü yazamadım, Miraya şimdiye kadar aldığımız kitaplardan bahsedeyim biraz.
Bu arada çocuk kitaplarından bahsetmişken bir dolap kitaptan bahsetmeden geçemicem.
Banu ve Yıldıray isimli süper bir çift çocuk kitapları ile ilgili harika bi arşiv yapmışlar, çok büyük bir açığı kapamışlar. Çocuk kitabı alıcaksanız birdolapkitaba bakmadan almayın derim, ayrıca kitap okuma alışkanlıkları ile ilgilide bir çok püf noktası bulabilirsiniz. Bide onlarla ortak yanımız var bisiklet tutkusu…
İlk kitaplarımız:
Mutlu bebek: (Miriam stoppard) Miranın ilk kitabıydı. Daha 4 aylıkken flan almıştık heralde. Duyguları tanıtan güzel bir kitap. Arkasında ebeveynlere notlar bölümüde faydalı. Artık bu kitaba bakıp ordaki bebeklerin yüz ifadekerini aynen yapıyoruz. Continue reading

Neye niyet neye kısmet beresi, çocuk beresi

Örgü konusunda ehh bişiler çıkarırım. Ama aşırı sıkılgan bi tip olduğum için genelde örgü boyutum elbezini geçmez. Bide ördüğüm bir modeli bidaha örememe gibi bir maharetim var. Kuzucuğuma el yapımı bi bere öreyim istedim. Evdede hazır ip varken şu ressam beresi denen üstü bombeli hafifçe yana sarkan berelerden örmeye niyetlendim. İnternette uzunca bir taramadan sonra tarif buldum. Güya tarife göre yaptım ama ortaya kuzunun kafasına cuk diye oturan ressam beresiyle hiç alakası olmayan enteresan bişi oldu.  Hemde çocuğun kafasınıda doğru dürüs kapamadı bile. Nese ascık daha uğraştıktan sonra ortaya bizans kaskınıda anımsatan böle bişi çıktı. Görenler baya beğendi. Kuzucumda severek giyiyo.

Miranın müzikleri, bebek müzikleri

Müzik kocişinde benimde hayatımızda vazgeçilmez bir tutku, hayatı tamamlayan bişey bence. Ben hayatımın hiç bir dönemini müziksiz düşünemiyorum. Kuzucuğunda hayatında hep müzik olsun diye hamileliğimin ilk gününden itibaren onu müziksiz bırakmadım, konserlere gittim, müzik olmadığında kendim söyledim. Onu saçma sapan popçulardan  uzak tutmak için elimisden geleni yapıyoruz. Evde bu kadar müzikle aleti varken umarım oda hayatının bir parçası haline getirir müziği. Gerçi şimdiden bizimle çalıyor söylüyor. Babasının davullarına paldır küldür vuruyor. Müzik setini kendi açıp oynayıp oynayıp söyleyip kapatıyor. Şimdiye kadar ona çok dinlettiğim albümleri paylaşıcam:

Lovely Sleepy Baby (Raimond Lap): Genelde birine misafirliğe gidince uyku müziği olarak dinliyoruz. Gerçekten uyku getiriyor. Continue reading

Uludağ

Aslında bigünde Bursayı yazıcam detaylı nerelere gidilir, neler yenir napılır. Bozkırın ortasında yaşayan bir Bursa fanatiği olarak memleketimi tanıtmam lasım. Ama şimdilik Uludağ maceralarımısdan bahsedeyim.
Sevgili Uludağımız Türkiye’nin en güzide

kış sporları merkezidir. Kış ayları boyunca yerli ve yabancı turistlerle dolup taşar. Uludağ’ın genelde en yüksek diye bilinen ve Zirve olarak adlandırılan tepesi 2493 metredir. Ancak en yüksek tepesi Kara Tepe’dir ve yüksekliği 2543 metredir Yazın Uludağ’ın yaylası olan Kirazlı Yayla ve Sarı Alan mevkilerinde et mangal lokantaları ve piknik yerlerinde güzel bir gün geçirebilirsiniz. Bu bölgeler doğa yürüyüşleri veya çadır kampı için de uygundur. Bu kadar ansiklopedik bilgiden sonra sadede geleyim.

Efenim Uludaa gideceğimizden yaklaşık 2 hafta öncesinden başlayan yok giderdik, gidemezdik, iki çocukla (poyras paşa ve mira kuzu) çıkardık çıkamazdık, kar varmış yokmuş, aman zincirsiz çıkılmaz diye sonsuza ıraksayan tartışmalarımız Cumartesi günü sabah erken yola koyulmamızla nihayet son buldu. Gerçektende taa oteller mevkiine gelene kadar hiç kar görmedik. Otellere dönünce cort diye heryer karla kaplandı. Babam emekli olmadan yıllardır gelmediğimiz PTT kampımısa sonunda gelmiştik. Herşey çok güzel gidiyodu taa kii o garip tip gelene kadarrrr… Cümle beni buraya getirdi tabikki ” taa ki” diye bişey olmadı. Konuyu dağıttım yine.

Herşey çok güzel gitti. Hava, ortam, herkes süperdi. Ben yaklaşık 1,5 saat kadar kayarak diğer kayakçılara gerilimli saatler yaşşattım tabi. Ama neyseki kimseye ve kendime fazla bir zarar vermedim. Bide piste alırlarmı beni bilmem. EE tabi yıllardır kaymıyorum unutmuşum. 1 hafta boyunca gitmeyelim Bursada gezelim diyen kocişko Cumartesi günü 4 saatten fazla kayarak kendi perte çıkardı ve kuzuyla erkenden uyudu. Kocişin uyuması fırsat bilen Zelçukta gitti Poyrasla uyudu. Bisde damatlardan ve bebişlerden önceki çekirdek ailemis olarak bol bol sohbet ettik öslem giderdik.
Kusucumda dağı çok sevdi karlarda boğuştuk bol bol. Küçük bi kızak bulduk kaydık kızımla. Kızım Paşamısıda çok öslemiş, bir sevgiler, bir öpücükler, sarılmalar flan çocuğu eskitti resmen. Paşacıkta 5 ayı geçti artık oda kuzuyu tanıyo. 1 gecemisi dağda geçirdikten sonra bozkır yollarını tuttuk yine. 2 bebişle kazasız belasız süper bir tatil oldu hepimize…