Kuzunun İlk tiyatro oyunu- Sevgili Kardan Adam

 

Hala bu yaşta çoluklu çocuklu, daha ne zamana kadar tiyatro yapacaksınız. Ne zaman biticek sizin bu çalışmalar. Bitmiycek. Evlendim bitmedi. Çocuk doğurdum yine bitmedi. Biz mühendis olup çalışan tiyatrosu  yapma gayretiyle hala debelenip duranlarız. Sahne tozunu bi kere yutup bağımlısı olanlarız. Hayatta hep tüketenlerin değil üretenlerinde

Continue reading

Miranın kitaplığından: Memo ve Ay, Burun, İlk ingilizce Kelimelerim

Miranın kitaplığına devam edelim,

 

Bu sefer aldığım kitapları birazda kendim için aldım diyebilirm. Hem hikayeleri daha çokta çizimlerine hasta oldum.

Burun : Yekta Kopan Yazmış, Alex Paloyo çizmiş. Burnu kaybolan Ali’ nin burnunu bulana kadar birçok kişiye sorması ve aldığı cevaplarla evin birçok köşesinde araması ve sonunda bulması hikayesi var. Bu hikaye birazda Dostoyevskinin Burun hikayesini andırıyor bana. Ama çok yalın ve güzel bir anlatımla yazılmış. Benim asıl vurgulamak istediğim bu kitapta resimler. Continue reading

Hangi şarkılar…

 

Kızıma doğduğundan beri yapmaktan en keyif aldığım şey ona şarkı söylemek ve onunla şarkı söylemek. Hamileyken bile sürekli şarkı söylerdim. Şimdi en kızgın olduğu, en asabi olduğu zamanlarda, banyoda özellikle şarkı söylemeye başlıyorum, hemen sakinleşir. Bir çeşit terapi oluyo bizim için. Ona doğduğundan beri aşağıdaki şarkıları söylüyorum. Çok fazla şarkı var aslında ama en çok söylediklerim bunlar heralde. Sizde dinleyinde şenlenin. Yukarıdaki fotolar ne alaka diyceksiniz. Bi alakası yok geçen haftasonu düğünde sıkıntıdan patlayan kuzunun fotoları…

 

Continue reading

tarihe not- 25 ay 25 gün

bugün 25 ay 25 gün. Boy 91 cm, kilo 12. Hastalıktan yeni çıktık. eski halimize performansımıza geri döndük. her geçen gün bizi şaşırtmaya devam ediyor. Yukarıdaki resimleri yapan ve aşağıdaki cümleleri kuran bir bacaksızın annesiyim. Ne ilginç, anne kelimesi benim için sadece kendi annemle özdeşleşen bi kelimeydi şimdi ise biri benim için kullanıyo:)

– klozette oturan mira annesine:

anne sen beni tutmazsan ben düçeyiim, sorada sifonu çekeysin ben gideyim, beni sıkı tut.

– babasının telefonunu alamayan miranın ananeye şikayeti

ananee yayamaç babam bana kıcıyo. sen çöleymisin (söylermisin) bana aloyu veyçin. Continue reading

babaya ilk kurabiye

Hastalıklarımızdan kurtulduk çok şükürki. Evde aktivitelere aksiyonlara devam. Olaylarr olaylar…Oyun hamuruyla oynamaya bayılan kızımla gerçek hamur aktivitesi yapalım hemde bi işe yarasın sorada nam nam yiyelim dedik. Baba evde yokken denedik bu kurabiyeyi. Beraber mıncıkladık. Kalıplardan çıkardık. Çokta güzel oldu. Yok tarifini vermicem yaa iyice yemek sitesine dönüşmeye başladı burası:) Ama ipucu vereyim tahinli un kurabiyesi.

 

 

Continue reading

Gripmisin nesin bi git yaaa…

 

 

Klasik bayram sonrası hastalığını ailecek topluca yaşıyoruz. Önce kuzucum hasta oldu geçen cumartesiden beri hasta. Ateşi flan indi ama halsizlik ve huysuzluk baki kaldi. Huysuzlukta tavan yaptı tabi hastalıkla beraber kuzucum fabrika ayarlarına geri döndü yine. Ağzına tek lokma sokmuyor. 1 dk poposunun üstünde oturamayan kuzucum şimdi sürekli uyuyor. 2 senelik uykusunu bu son 3 günde uyudu. Continue reading

çuku çuku kuru incir topları

 

Bu sefer geçen hafta sonu denediğim bebişlerin ağzına layık şekerleme tarifi vereceğim. Aslında yazının isminde geçen çuku çuku ile hiç bir alakası yoktur. Ben rengi koyu diye Miraya çuku çuku toplar dedim. Tabi böyle diyince daha bi afiyetli geldi kuzuya.

Malzemeler

20 adt Kuru incir

1 bardak süt

evde nevarsa artık ceviz fındık antep fıstığı gibi güzide çerezler Continue reading

kafamda tilkiler

 

Van depremi, orda çocuklar bu soğukta nası uyuyacaklar, şehit haberleri, yüreği yanan anneler, ülkenin gidişatı, endişe, çıkan haberler, yorumlar, endişe, iş-ev, ev-iş, aynı anda üstüne fazla sorumluluk alma, acaba çok mu şey yapmaya çalışıyorum, ya yapamazsam, sıkıntı, bide üstüne doktora tezi, daha bitiremedim bi bitirsem iyiydi, şu kreş işi nolucak, ben kuzumu nası bırakıcam, hangi kreş iyi, sıkıntı, kuzucum üstünü çok açıyo, havalar çok soğudu, onu çokmu yalnız bırakıyorum, kendimdende çok şey verdim, sıkıntı, oyun tarihi bizim yüzümüzden ertelendi, yeni oyuna başlamak lazım, ofiste yeni işler yakalamak lazım, kendi kendime konuşuyorum yine, sıkıldım, neyseki koca geldi…

Continue reading

24

Dünden beri bişeyler yazmak geliyo içimden ama yazamıyorum. O kadar çok şey var söylenecek ama yazmak zor. Sadece bu ülkede birilerinin ekmeğine yağ sürmek için “vatan sağolsun” adı altında  veya başka kılıflarda gencecik hayatların, hayallerin bu kadar kolay sönmesini anlayamıyorum. 17 yaşında çocukluk arkadaşı 2 gencin birinin dağda diğerinin karakolda, ellerine boyu kadar silah tutuşturulmasını ve birbirlerine kırdırılmasını anlamıyorum. 2 gün güya yas tutan sonra bu haberlerden rahatsız olup” yeter ya” diyip zap yapan bizi anlayamıyorum.  Continue reading