Bir evde iki pisi…….

 

Öğrenme eğrimiz sıfırın altında, akillanmiyoruz. Gecen seneki Paytak ve Pörtlek vakasını çabuk unuttuk tabi. Kaşınıyoruz demistimya. Yine bir rutin avm gezmesi sonrasında petshop ziyareti yaptık. Ve Azmani orda gördük. Murat baba ve kuzunun ısrarlarına ve sömürülerine dayanamadım. Arabaya bindiğimde birbirine miyavlayan iki pisi (biri azman diğeri mira), kedi istiyorum diye tutturan ve dediğini yaptırmanın keyfinde sırıtan bir koca ve ben bu tongaya nası geldim diyen bir anne yani ben vardım. Hayvan sevmez biri değilim yine tekrarlıyorum ama daha anne olmayı becerememis, kendi annesine ihtiyacı olan, Continue reading

Akvayyyuummm

 

Yine kaşınıyoruz bu sıralar, Miroşa bi hayvanmı alsak acep diye. Geçen seneki ördek vakkkaasını çoktan unuttuk tabi. Balıkmı kuşmu tavşanmı derken bende kızımla bi akvaryum yapalım balıklarımız olsun didim. İntten araştıra araştıra böyle bişi çıktı ortaya.

malzemeler

2 adet plastik tabak (olmazsa olmazımız) Continue reading

ne pis mikrop bişeymişsin bee…

 

Geçen çarşambadan beri helak olduk. Bursaya gitme hayalleri kurarken mikroplarla savaş halinde olacağımızı hiç düşünmemişiz. Hem moralman hem vücutman çöktük. Talan etti hastalık bizi. Önce Murat Babayı devirdi, sonra beni, sonrada minik kuzumu. Evi karantinaya alacaktı belediye valla.  Hastalık sanki soğuk algınlığıymış gibi başlayıp, 2. 3. günde direk yatırıyo ve antibiyotik tedavisiyle anca 5. günde iyiymişsiniz hissi geliyo yinede bitmiyo öksürükle devam ediyo. Bugün 8. günü bizde yinede iyileşemedik. Hadi ben bi şekilde idare ediyorum flanda minik kuzucum çok kötü oldu. Ateşi 39.5 lara çıktı ilk defa antibiyotik kullanmak zorunda kaldı. Hiç bişi yemiyo içmiyo, zorla yedirdik açlıktan göbeği küçüldü. İbufen bağımlısı oldu nerdeyse kafaya dikecekti şurubu artık. Sürekli halsiz olan kuzumu bugün okula kendi istediği için götürdüm. İşala düzelir artık resmen soldu çocuk.

 

ÇOCUKTA ATEŞİN TEDAVİSİ

Birçok hastalığın önemli semptomlarından olan ateş,anneler tarafından çocukların ‘hasta’ olarak değerlendirilmesinde en önemli gösterge olup, çocukluk çağında acil polikliniklere başvurmayı gerektiren en sık yakınmadır. Anne ve babalar, çocuklarının vücut ısılarındaki en ufak bir artıştan bile korkmaktadırlar. Continue reading

Bu sıralarda en sevdiklerimiz…

 

Anaokulu mevzumuz biraz karışık gidiyo. Kuzu oldu canavar. Tam anlamıyla ergenliğe şimdiden girdi kuzucum. Hiç 2 yaş sendromu çekmedik çok şükür derken bodoslama daldık tam sendromun içine. Bide hastalık çıktı 1 haftadır gidemedi. Valla neyapıcaz bilmiyoruz. 1 ay daha fırsat tanıyacaz gibi gözüküyo. Ama baktık kız elden gidiyo biraz askıya alıcaz gibi.Bu arada artık 2.5 luk minik bir kız oldu Mira.

 

Havalar tam güzelleşti off süper derken bi anda çok sevinmeyin der gibi yine 0 altına indi. 2 gün önce gün Adanada 22 derecede uçağa bindim, uçaktan indiğimde kar yağıyodu. Bi süre şaka zannettim. Ama tabi soğuk beni ayılttı sağolsun. İyi bi pastorize oldum raf ömrüm arttı çok şükür.

 

Bu sıralarda minik kuzu Miranın ve bizimde en sevdiklerimiz paylaşmak istedim. Sizde çok seviceksiniz.

 

Bisiklet Koltuğu:İşte en çok sevdiğimiz. Ailecek bayılıyoruz. Kuzucukta artık bizimle bisiklete biniyo ve çok eğleniyo. İşte buradan aldık.

 

devamıııı

Continue reading

Anaokulu günlükleri

Artık resmen anaokullu olduk. Haftada 3 gün okulluyuz. Bunada yuvamı desem, anaokulumu desem, kreşmi desem bilemedim. TDK ya göre:

kreş: çocuk yuvası

anaokulu: Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi

 

Anaokulu uygun gibi bize. Hem daha güzel bi kelime. 1 haftadır anaokulumuza başladık. Bu iş Miradan çok beni etkiledi sanırım. Miranın kreşe başlaması bende sanki evlendirip evden gitmiş etkisi uyandırdı. Kızını kreşe veripte 1 hafta ağlayan Continue reading

tarihe not

 

 

29 ay 10 gün

Kuzucuk bu ay sonunda 2,5 yaşında oluyor. Ofisi taşıdık. Artık Ostimliyik. Ankaralılar iyi bilir Ostimli olarak  “Mega site” radyosu dinlemek farz artık bize. Arada bi ” Angaranın bağları büklüm büklüm yolları” ve “Dar geldi sana Angara”  eşliğinde oynamadan çalışamıyoruz. Artık tikiler gibi ofise deil harbi sanayici gibi tükkana gidiyoruz. Arada bi sıkılınca ” İsmail Abi” gibi (leyla ile mecnun daki) metroya el sallıyoruz.

 

Ee ofisi taşıyınca işler biraz değişti tabi. Yol uzadı trafikte geçen saatler arttı. Kuzucuğu kreşe verme zorunluluğu çıktı. Uzun zamandır kreş bakıyorum ama iş ciddiye binince benimde içime taş gibi bişi oturdu. Bir tane kreşte karar kıldık ve eve en yakınlarda uygun olanı seçtik. Mira çok sevindi ama  ben bu fikre nasıl alışacağım bilmiyorum. Continue reading

Ne yediğimizi bilelim

 

Minik kuzum doğduğundan beri gıda olayına takılmış durumdayım. Hamile olana kadar beslenmesine pek dikkat etmeyen abur cubur ne bulduysa, Kızılaydan saçma sapan şeyleri bile afiyetle yiyebilen biriydim. Kuzuya hamile olduğumu öğrenmemle, zaten vücudumda kötüye karşı bir tiksinti başlatarak kendini koruma altına aldı. Kimya mühendisi olmamdanda kaynaklı mühendisliğimi bu alana taşırım gazıyla yiyecekler üzerinden ufak ufak bilinçlenme ve etrafımı bilinçlendirme misyonunu üstüme aldım.  Marketten aldığım ürünlerin içinde neler var diye merak etmeyle başladım. Zaten işin içinde kimyasal terimler girdimi bilinki bişi var.

Bebeğimi mümkün oldukça market ürünlerinde uzak tutmaya çalışıyorum. Herşeyi evde pişirmeye çalışıyorum. Bir gün daha yemese kardır diye düşünüyorum. Lütfen sizde en azından aldığınız ürünün içeriğini okuyun. Aşağıda yazanları okuyunca zaten uzak durmaya çalışacaksınız. Ne yediğimizi bilerek yiyelim.

 

1. Sodyum Nitrat/Sodyum Nitrit

Nedir? Nitrat/Nitritler pek cok islenmis et urunlerine kirmizi rengi veren, koruyan ve tat veren maddedir.

Hangi urunlerde bulabiliriz? Islenmis et urunlerinde- sosis, salam, sucuk, hazir et yemekleri, tutsulenmis balik, tuzlanmis bifteklerde. Continue reading

sihirli dünya- çocuk müzikali

Geçen hafta sonu kızımı yine bir oyuna götüreyim dedim. Neler var diye biraz araştırdıktan sonra, Ankara Devlet Opera ve Balesinin bir çocuk etkinliğine rastladım. “Sihirli Dünya”. Müzik temalı bir oyunmuş, sever diye düşünerek hemen aldım. Böylece ciddi bir tiyatro izleyicisi ve de tiyatro yapan insanlar olan ben ve kocişte bu fırsatla yıllardır gitmediğimiz güzide sanatımız olan bale ve operayı bir daha içselleştirmeye çalışacak ve daha 2,5 bile olmamış kızımızın sabrını ölçerek acaba sanata ne kadar dayanıklı bunu anlayacaktık. Tabi kociş bu fikre çokta sıcak bakmayarak, yine opera ve bale kime hitap eder sanat kimin içindir sorgulamalarını başlattı. E haksızda sayılmaz baleyi nekadar estetik bulsamda bu iki güzide san’atımızın hangi toplumun yarasını deştiğine ve hangi toplumları nasıl değiştirdiğine dair tarih içerisinde bulgulara rastlamak zor. Ama benim amacım opera bale flan değil tabi çocuk etkinliği ve müzik.

Continue reading

Hoşgeldin kılkuyruk popi

Taa lise yıllarımdan beri resimle çizimle uğraşırım. Evimizdeki tablolardan kapılara kadar bi çok şeyi boyamışlığım üstüne çizmişliğim var. Dönem dönem gelir benim çizim yapma sevdam. Bu sevdamı bilen kocişim evde minik bebekle orayı burayı çizmeyim diyemidir artık :))) 2 sene önce doğum günü hediyesi olarak bana bir çizim pedi almıştı. Ya mis gibi boya kokusu varken oranı buranı boyaya boyaya çizmek varken nası çizcektim pedle. Ama sonra baktım tertemiz ordada becerebiliyorum. Dedim deneme yapayım kuzucuğa bi kitap yapayım. daha basit çizimlerden oluşan ” İyi Uykular Momo” yu çizdim önce. Sonra bir eski bir arkadaşım okumuş, kendisininde ödüllü çocuk oyunları flan var. Bi kitap yapalım beraber dedi. Nasıl olurki bilmemi derken POPİ çıktı meydana. O yazdı ben çizdim. Şimdi yayın evleriyle görüşme aşamasındayız. Bakalım inşallah güzel birşeyler çıkar. Bende ilk tanıtım amaçlı bir video yapayım dedim. Minik kuzucuk Mira da seslendirme yaptı. Umarım beğenirsiniz.

 

 

 

 

dinacoylayy yankamoldee

 

Minik kuzucum kaç gündür yollardaki bilbordlardaki dinazorları gördükçe “anne ben dinacoylayı çok çeviyom” deyip duruyodu. Bende sonunda onu Ankamall e yeni gelen ” Dinazorlara Yolculuk” sergisine götürmeye karar verdim. Bu sergi taaa Londralardan “Natural History Museum” lardan ayağımıza gelmiş kuzuda bu kadar istemişken gitmemek olmaz. Her gittiğimde mutlaka Londrada tüm müzelere giderim. Natural History Museum olanağı olupta Londraya gidenlerin bebişleriyle birlikte gezmeleri gereken müzelerin başında geliyor. Sadece dinazorlar değil tüm doğa tarihiyle ilgili siz bile 30 a gelmişsiniz ” vay bee böleymiş” diyip ağzınız açık gezersiniz. Continue reading